Sırtında 4 hayatla enkaz altında 3,5 saat!

Enkazdan 3 evladı ve komşusunun çocuğuyla sağ çıkmayı başaran Fatma Aladağ, yaşadıklarını anlattı…

İzmir depremi Cumhuriyet Sitesi’nin iki bloğunu çökertip binayı yan yatırırken, enkazdan 3 evladı ve komşusunun çocuğuyla sağ çıkmayı başaran Fatma Aladağ, yaşadıklarını anlattı. Aladağ, “Nasıl bir güçse sırtımla koca enkazı kaldırmaya çalıştım” dedi.

ÇAĞLA GENİŞ-ÖZEL HABER
İzmir’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde Bayraklı ilçesinde yer alan Cumhuriyet Sitesi de büyük hasar gördü. Sitenin 8 bloğundan 2’si çöktü ve yan yattı. O bloklarda oturanlardan biri de Fatma Aladağ’dı. 3 evladı ve komşusunun çocuğuyla birinci katta bulunan evin enkaz altında kalan Aladağ, 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak yardım istedi. 3,5 saat süren çalışmalarının ardından çocuklarıyla birlikte enkazdan sağ olarak çıkarıldıklarını anlatan Aladağ, “Bütün gücümle çocuklarım için enkazda alan açmaya çalıştım. Nasıl bir güçse sırtımla koca enkazı kaldırmaya çalıştım. Çocuklarımı oyalamaya çalıştım, hepsinin eline oyuncak bulup verdim. Sonra bir ses, ‘Duyuyor musun bizi’ dedi. Dünyalar benim oldu. Çocuklarıma seslendim,  hepsi cevap verince derin nefes alıp şükrettim. Belki de enkazın altından çıkartılan ilk kişilerdik. Tuz buz olmuş bir evin içinden dört çocukla sağ salim çıkmak nasip oldu bana” dedi.

SIRTIMLA KOCA ENKAZI KALDIRMAYA ÇALIŞTIM
Çocuklarıyla birlikte enkazdan sağ olarak kurtarılmasını bir mucize olarak anlatan Aladağ, “Hayat bana bir kez daha dünyanın ne kadar fani olduğunu bir anda her şeyin yanıp yıkılabileceğini, her anımızın ölümle burun buruna olduğunu gösterdi. Çok şükür hayattayız. Allah kimseyi evlatlarıyla sınamasın. Tuz buz olmuş bir evin içinden dört çocukla sağ salim çıkmak nasip oldu bana. Şükür ağızları burunları kanamadan çıktık. Hepsini bir yere toplayabilmek bir mucizeydi. Tuz buz olmuş bir binanın içinden çıkmak ayrı bir mucize ama yaşadığım o korku… Hayattaydık ama ya bulunamazsak ya bizi bulana kadar çocuklarım uyursa… Ya onları tek tek kaybettiğimi görürsem… Bütün gücümle çocuklarım için enkazda alan açmaya çalıştım. Nasıl bir güçse sırtımla koca enkazı kaldırmaya çalıştım. Çocuklarımı oyalamaya çalıştım, hepsine oyuncak buldum verdim ellerine. Bebeğime de bir ayıcık verdim. Yastık yapıp yatırdım, sakin olsunlar, korku hissetmesinler diye… Oyuncak oynattım, şarkı söylettim. Bizi kurtarmaya geleceklerini ve bizi bulduklarını, buradan sağ salim çıkacağımızı anlattım” ifadelerini kullandı.

‘DUYUYOR MUSUN BİZİ?’ DİYE BİR SES…
Enkazda kurtarılmayı beklerken çocuklarının oldukça soğukkanlı kaldığını dile getiren Aladağ, şunları söyledi: “Sanki ben çocuk onlar yetişkindi. 1,5 yaşındaki kızım bile huysuzlanmadı. Sessizce bekledi bir yetişkin gibi. Ya şarjım biterse, ya çocuklarım karanlıkta kalırsa… O zaman nasıl sakinleştireceğim diye düşünmekten daha kötü sonuçlara şahit olmanın korkusunu yaşamaktan çıldıracaktım. Sonra bir ses, ‘Duyuyor musun bizi’ dedi. Dünyalar benim oldu.  Çocuklarıma seslendim,  hepsi cevap verince derin nefes alıp şükrettim. Vakit daralıyordu, çocukların sesi kısılmaya başladı derken bir ses geldi tepemizden. Bu kez ben ayaklarımı vurmaya başladım buradayız diye. Şükür duydular bizi. Bir süre sonra küçük bir delik açıldı. Telefon ışığını uzattım, gördüler ve hemen açtılar. Tek tek çıkardılar çocukları. Sonra da beni… Çıkmıştık ve artık dışarıdaydık. Çok şükür erken bulunduk belki de enkazın altından çıkartılan ilk kişilerdik.”

ilksesgazetesi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir