Salgın da bitmedi, Dayanışma da!

‘Salgın da bitmedi, Dayanışma da!’ şiarıyla sürdürdüğümüz kadınlarla buluşma yolculuğumuz devam ediyor. Pandemi sürecinde başlattığımız Kadın Dayanışma Paketi dağıtımının beşinci durağı Çiğli’ye bağlı Güzeltepe Mahallesi idi.

Mahallede yaşayan kadın arkadaşların bizzat tespit ettikleri ihtiyaç sahipleri listesi 74 kişilikti.

Önceki dağıtımlarımıza göre biraz uzun bir listeydi. Başlangıçta, dağıtımı gün içinde tamamlayıp tamamlayamayacağımız konusunda biraz endişelendik. İzmir Büyük Şehir Belediyesi’nden 2 araç geldi. Gıda paketlerinin kolilenmesinde gönüllü olarak görev almış iki kadın arkadaş da vardı.

Kültür Evi’nde dağıtım hazırlıkları

Güzeltepe’de Kültür Evi’nde buluştuk. İşten çıkar çıkmaz Kültür Evi’ne gelen Deniz, çayı demlemişti bile… Önce çaylarımızı içtik. Yapılması gerekenleri planlayıp, iş bölümü yaptık. Bir yandan sohbet ediyor, bir yandan da paketleri hazırlıyorduk. Tatlı bir telaş vardı. Mahalleden iki, Kadınlar Birlikte Güçlü’den beş olmak üzere, yedi kadındık ve birimiz hariç diğerleri daha önceki dağıtımlara katılmamıştı. Deneyimli arkadaş, yapılması gerekenleri anlatmaya çalışıyordu. Dağıtıma ilk kez katılacak arkadaşların heyecanı görülmeye değerdi. 20 ila 50’li yaşlar arasındaki kadınlar olarak aramızda hiyerarşi ya da büyük, küçük ayrımı yoktu. Hepimiz, içtenlikle elimizden geleni yapıyor, paketleri hazırlıyorduk.

Hazırlıklarımızı bitirip birer çay daha içtikten sonra, 2 ekip oluşturup, dağıtımı 2 koldan yapmak üzere yola koyulduk.

Ekiplerimizde mahalleyi, mahalleliyi tanıyan kadınların varlığı işimizi çok kolaylaştırdı. Birimiz imza alırken, diğerimiz kim olduğumuzu ve niçin geldiğimizi anlatmaya çalışıyor; birimiz video çekerken diğer arkadaş etraftan gelen soruları cevaplamaya çalışıyordu. Tam bir kolektif çalışmaydı, başından itibaren…

Çaldığımız her kapı samimiyetle sonuna kadar, kocaman bir gülümseme ile açıldı. Hiçbir tedirginlik, güvensizlik yoktu kadın yüzlerinde! Bir bardak sıcak ya da soğuk bir şey ikram etme konusunda ısrarcı olmayan yoktu. Keşke vaktimiz olsaydı ve her kadın arkadaşımızla sohbet etme, birbirimize dokunma, tanıma şansına sahip olabilseydik! 

Yorulduğumuz bir anda, ikram tekliflerinden birini kabul ettik. Dut ağacı gölgesinde kahvelerimizi ev sahibinin samimi sohbeti eşliğinde keyifle içtik. Adına Fatma diyeceğimiz kadının hikayesi binlercemizin hikayesine benziyordu. Erken yaşta zorla evlilik, ömür boyu süren şiddet, bitmeyen yoksulluk ve çaresizlik… Fatma’nın eşi cezaevinde imiş. İlk duyduğumuzda üzüntülerimizi belirttik. Ama Fatma, hiç üzgün değildi. Hala kulaklarımızda olan kahkahasıyla  ‘Aman, O orda kalsın. Biz burada iyiyiz!’ deyişi ile şaşırıp kaldık. Anlattı. Sevincine ortak olduk. Çok yakın arkadaşlarını uğurlar gibi uğurladı bizi. Ve öncesinde dedi ki; ‘Bu mahalle için, kadınlar için ne yapılması gerekiyorsa ben varım!’

Ah kor yürekli kadınlar! Geleceğiz yine… Dayanışmanın sıcaklığını ve gücünü hissetmek için geleceğiz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir